Bir önceki yazımızda kamulaştırma kararı alınmasından itibaren taraflarla uzlaşma yoluna kadar giden süreci incelemiştik. Süreç sonunda idare ile malik arasında uzlaşıldığı takdirde bu durumda yapılan satışın kamulaştırma ile yapılmış sayılacağını ve bazı istisnai durumlar hariç artık malik tarafından dava açma hakkının ortadan kalktığından bahsetmiştik. Bu yazımızda ise idare ile tarafların anlaşamaması durumunda Kamulaştırma Kanunu 10. Maddesine göre ikame edilecek kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası incelenecektir.
İlgili davanın düzenlendiği 2942 sayılı yasanın 10. Maddesi lafzına göre;
Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
Kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkını sınırlandırıcı bir yönü de bulunması nedeniyle hak kaybının doğmaması adına yapılacak tebligatta bulunması zorunlu bazı hususlar bulunmaktadır. Bu hususlar da aynı maddede düzenlenmiştir.
Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta;
a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü.
b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları,
c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı,
d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,
e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,
f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği,
g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı,
h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,
Belirtilir. Görüldüğü üzere yapılacak tebligatta bu hususların bulunmaması halinde tebligat usulsüz sayılarak malik açısından gerekli süreler başlamamaktadır. Zira malik tebilgattan sonra idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecektir. Bu husus hukuki dinlenilme hakkı ve yargıya erişim hakkı kapsamında değerlendirilmelidir. Zira malikin ikame edebileceği davaları veya başvurabileceği hukuki yolları kendi başına bilmesi beklenemez. Bu bakımdan mahkemece yapılacak tebligatta yukarıda sayılan hususların bulunması zorunludur.
Taraflar daha önceye uzlaşmaya varamamış olmalarına karşın mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır.
Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. Kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları görüldüğü üzere genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülmesine karşın yargılama usulü Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca bu maddede öngörülen işlemler; mahkemenin davetine uymayanların yokluğunda yapılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise idare tarafından depo edilecek bedel üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılır. Özellikle Türkiye gibi enflasyonun yüksek olduğu yerlerde tespit edilecek kamulaştırma bedelinin değerini kaybetmemesi bakımından bu husus önem arz etmektedir.
İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz.
Bu yazımızın daha fazla uzamaması bakımından kanun maddelerine değinmek suretiyle kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarına genel bir bakış atılmıştır. Gelecek yazımızda taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde esas alınan unsurlar ve taşınmazın niteliğine göre değer belirleme yöntemlerine değinilecektir.
Av. Ömer GÖRMÜŞ
Bu yazıda anlatılan durumlardan birini yaşıyorsanız dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz.
